17 01 2015

HAYAT GAYESİ

Hayatta insanları adeta beğenilme isteği sardı. Daha çok beğenilim daha iyi olayım daha popüler olmak istiyorum gibi şeyler. Bu gidişat sizi de korkutmuyor mu ? İnsanlar güzel bir fotoğraf çekinmek ve bunu hemen sosyal medyada paylaşmak için adeta can çekişir oldu. Buna bende dahil.. İnstagrama tek fotoğraf atabilmek için saatlerce fotoğraf çekinir olduk. Bu güzel bir şey o anı dondurmak bakıp bakıp ne güzel günler demek çok güzel fakat bunu yaparken insanlıktan çıktığımızı farkında mısınız ? Ben sırf fotoğrafı az beğeniliyor diye ağlayan insan gördüm. İnsanoğlu neye ağlayıp neye güleceğini şaşırdı. Kimisi beğenilmeyen fotoğrafına kimisi çektiği aşk acısına kimisi de akşam eve götüremediği ekmeğe ağlar. Elime çayımı almış pencereden bakarken beş tane insan belirdi önümde. İkisi fena kavga eden ve bir çıkış yolu arayan sevgililer, diğer ikisi çılgınlarca hatta amuda kalkacak hale gelerek fotoğraf çekinen kızlar. Biri de çöpten kuru ekmek arayıp karnını doyurmaya çalışan adam. Herkesin dindirmeye çalıştığı bir şeyler var elbet. Kıskançlıkla büyüyen kavga, beğenilme arzusu, aç ve guruldayan bir karın.. Bizim mahallemizde böyle insanlara oldukça sık rastlıyorum çok fazla pencere kenarında kaldığımdan kaynaklanıyor sanırım bu. Mahalle demişken diğer yazılarımı okuyanlar bilirler 10 senedir aynı apartmanı paylaştığım kardeşim vefat etmişti. Damla.. ben onu kaybettiğimde o kadar çok acı çekmiştim ki bir daha hiç böyle bir acı çekmeyecektim. Canım asla bu kadar yanmayacaktı. Onu kaybettiğimde ciğerlerim parçalanıyormuş gibi kolumu bacağımı diri diri kesmişler gibi inanılmaz bir acı hissettim. İşte ne zaman canım yansa o acı gelir aklıma. Havagül sen bunun kaç katını yaşadın bu ne ki ... Devamı

20 08 2014

Sözsüz Müzik

Sözsüz müzikler dinlemeyi sevdim hep ben. Piyano eşliğinde çalınmış, notalarını en derinden hissettiğim sözsüz bir müzik. İçine yaşanmışlıklarımı koyduğum, ya da dinlerken sözlere değil de müzik eşliğinde kendi içimi dinlediğim güzel duygu. Bazen çok acıttı, bazen kendi kendime tebessüm etmemi sağladı, bazen gerçekten ağlattı. Balkonda dinlediğimde o sözsüz müziğin içine hayatının en tatlı döneminde toprak olan kardeşimi sığdırdım mesela. Küçükken bu mahallenin bu evin önünden ayrılmamalarımızı büyüyünce de kimse bizi buralarda görmesin diye kaçmalarımızı sığdırdım. Akşam serinliğinde kurduğumuz o güzel hayalleri, ilerde bizi savuracak bir hayattan habersizce attığımız o kahkahaları sığdırdım. Hepimizin hayatı sözsüz müzikti. Biz neyi yerleştirmek istiyorsan gözümüzü kapattığımızda... ...Kaynak : havaql.blogcu.com Devamı

26 07 2014

PİŞMANLIK

Ateş düştüğü yeri yakar dememiş boşuna atalarımız. Herkesin derdi farklıydı bu hayatta kimisine göre ağır kimisine göre hafif ama hep sorun oldular hayatımızda. Hepimiz belki istemeden farkında olmadan belki de birbirimizin gözünün içine soka soka büyük konuştuk bu hayatta.Belki görünmek istediğimiz insan olamadık hayatta ya da bizi olduğumuz gibi görmelerini sağlayamadık. Aşık olduk hiç olmadığımız bir insana büründük.Canımız yandı inancımıza rağmen isyan ettik hayata.Benim pişmanlığım çok güvenmek, asla yapmam deyip çok büyük konuşmak, ideallerim için yeterince çaba harcamamak. Ya sizinki ne ? Bence bir sorun kendinize. Büyük konuşmalarım tecrübeden çok pişmanlık getirdi bana. Hayatımda asla yapmam dediğim şeyleri yaptım mesela sonra farklı bir insana büründüm karşımdakinin gözünde, kendimi anlatamadım ben masumum diyemedim belki de dedim duymadı beni. Hayatta yapmadığınız birşey için kimseye açıklama yapmak zorunda bırakmayın kendinizi. Hayat değişik tecrübelerle dolu her saniye sınıyor sizi. Ya şunu yaparsam insanlar ne der diye yedik bitirdik kendimizi. Sabahlara kadar uyuyamamamın sebebini ailem ne kadar ilaçla çözülebilecek bir problem olarak görse de ben yaşadığım pişmanlıkların beynimdeki birikintisi olarak görüyorum. Kendimi hiçbir zaman anlatamadım. Sorduklarında kelimelere dökemiyorum dedim mesela. Dökemedim de..Sonra vurdum ağlamanın gözüne neden diye dövünmenin bir anlamı kalmamıştı artık belki şimdi herşey ters gitmişti ama düzelecekti. Bundan sonra tek istediğim ideallerimi gerçekleştirmek. Heyecanım, insanlara fazla değer vermem ,yapamama korkusu önüne geçti üniversite hayallerimin belki de. Bu sefer buna izin vermeyeceğim tek iste... Devamı

23 04 2014

Kadın Olmak Zordu

Kadın olmak zordu.Çocuklar doğdu küçük kız çocukları.. Lanet varlıklarmış gibi diri diri toprağa gömülen küçük kızlar.. Allah bütün kadınları mükemmel yarattığı için erkekler tarafından rağbet görülen varlıklar Bazısı için güzellik önemliydi,bazıları için yaptığı yemek, bazıları için muhteşem vücut hatları,bazıları için sadece kadın olmaları.. Allah'ın belkide topluma emanet olarak gönderdiği, fakat hor kullanıldığı kadınlar.. Attığın laf,kurduğun hayaller,ellediğin beden,ihanet ettiğin,dövdüğün,tecavüz ettiğin,iki lafını oturup dinlemediğin,köle sıfatına koyduğun o kadın sana nimet olarak gönderilirken; sen geecenin bir yarılarında kadar dışarlarda rahatça gezerken,donla dışarı çıksan kimsenin tecavüz etmeyeceğini biliyorken,kimsenin sana bir namus biblosu gibi bakmadığından adın gibi eminken,namussuzluk yapmamak,iki dakika hormonlarına sahip olup tecavüz etmemek zor olmamalı şu hayatta.. Kadınlar sevmek sevilmek istedi,güzel söz istedi,en önemlisi saygı istedi belkide sevişmek istedi sevdiği adamla ama zordu kadın namustu.. Belkide sevişti fakat sonra korktu nefret edici bakışlardan,kötü sözlerden, ortada kalma kaygısından korktu.. Kadınlar doğdu ülkenin her yerinde , küçük kadınlar.. Belki emekli öğretmen oldular,bir doktor,ev hanımı, belkide bir fahişe, anne oldu kadınlar Onların namuslu olanlarını bütün erkekler isterdi adları yücelsin diye.Namussuzları daha çok isterlerdi ek olup bütün bedenini tatmin etsinler diye. Anne karnında herşey kolaydı da ne yaparsın işte kadın olmak zordu..  ... Devamı

23 01 2013

Yeni bir adım

Boğulma zamanları gelir yine insanların. 'Yine geldiler bana' sözü aslında bunu anlatır ama bazıları bunu şaka maksatıyla yada dalga geçmek için kullanırlar.  Evet, yine geldiler bana, yine bunalttılar beni yine ve yine ağladım ben. Üzülmek değil, can sıkıntısı gibi birşey de değil. Ama beni rahatsız eden şeyler var, yeni bir hayat var aslında önümde. Daha yeni dğmuş ve kafesin içine konulmuş bir ev kuşu aslında ben ve benim gibiler. Sahiplerimiz eğlensin diye kafesimizin kapağı açılır ve çıkıp çıkmamak arasında gidip geliriz sonra bir hışımla kurtarırız kendimizi oradan sonrada ilk uçmanın verdiği acemilikle nereye konucağımızı bilemeden kanatlarımız yorulur ve düşeriz yerimize. Sahibimiz alır koyar bizi aynı demirliklerin arasına sonra tekrar ve tekrar açar kapağımızı biz bu sefer alışırız uçmaya ama bu sefer bize yardım eden kişi penceriyi açık unutmuştur ve kendimizi bir anda sokağın soğuklarında buluruz bu sefer bizi düştüğümüz yerden kaldırıcak kimse yoktur yanımızda. İnsanın aklına bissürü soru gelir burda. Her zaman bize yardım eden o insan olucakmıydı hayatımızda? Acaba yardım etmeseydi kendim kanatlanabilirmiydim düştüğüm yerden ? Yardım etmesi iyi mi yoksa kötü mü oldu ?  İnsanoğlu ya ! neyi düzgün yapıp yapmadığımızı yaptığımız şeyden emin olup olmadığımızı bile bilmiyoruz. Bazılarımız evlenmek için bazılarımız okumak bazılarımız intikam, kötülük,iyilik,aşk için bazılarımızda sadece ölmek için yaşıyoruz. Hangi amaçla ne için geldiğimizi bilmediğimiz bi dünyada doğarken seçimlerimiz bile aslında kurulu oluyor ve biz bunu yaşamak zorunda kalıyoruz. En kolayı iki sene biriyle beraber oluyorsun herşeyini en derinine kadar paylaşıyorsun. Sonra aşk bitti saygı güven eksildi deyip ayrılıyor... Devamı

12 11 2012

Damla'ma (Ah Kardeş)

  Yüreğimde çığlıklar ben duyuramıyorum Her geçen gün daha çok özlüyorum daha çok yanıyor ciğerlerim Tıkandın, yemek yersinde su içmeden gitmez ya kuru lokma Kuru Kuru takıldın bogazıma, bak nefes alamıyorum şimdi Kahrolan benmiyim biri duysun sesimi Boş kuruntumu kafamı dolduran ucube şeyler yoksa ucubelikmi bu kadar kuru Kardeş özledim seni,sende özlerdin beni Hadi kalk be ordan hadi be Damlam Ya sen gel yanıma ya al beni yanıbaşına Sensizlik kolay değil zor çok zor , isyanlarda değilim Allahıma Sadece özlüyorum oda suçumun benden alınmayan beyaz isyanı ya Bırakın şimdi beni bana, beni bırakın beyaz Damlamla Ahh benim asil kardeşim, zorlanıyorm ya sensiz Şaka yapmıyorum bak ciddiyim nasıl da koyuyor ince ince hiç sormadan Dalmak, hatırlamak, ağlamak sorun değilde ahh şu beni benden alan sen Nasılda özletiyorum kendimi oh olsun diye gülüyormusun yoksa sende özlüyormusun? Tut şu içimi, bak nasıl alev atıyor. Ateşin düştüğü yeri daha iyi anlıyorum şimdi Ahh kardeş ahh işaret parmağımı kaybeder gibi kaybettim seni Sokağın ücra köşesinden kollarını aça aça gelirdin o parmakla gösterirdim seni Şimdi resimlerini seviyorum, ama dedim ya gitti parmak her işim yarım şimdi sen gibi.. Ahh benim seviçlermin, göz yaşlarımın içimde çürüttüğüm acılarımın dostu Nasıl da gittin öyle kuş gibi, tutamadım ya seni Benim beyaz tenlim kapkara saçlım Yalan değil be derinden özledim seni Hani şimdi olsan öldürmekten korkarak severdim o güzel tenini Gittin ya yanlız koydun şimdi beni Hatırladığım çok anın var ben onlarla avuturum kendimi Pansuman yapmaya çalışısıyorum şimdi acıyan parmağıma Ne kadar kanadıysa send... Devamı

12 10 2012

Hayatımın Başlığı

Hep bir başlık altında yazmak zorunda olursun yazılarını hiç olmasa bile bir nokta koymak zorundasın başına. Hayatında hep yapabildiğinin en iyisini yap derler sana ama söyledikleri o ' en iyi' nin sınırını hiç bir zaman öğretemediler. Hayatımızın başlığı nedir acaba ? kimisine göre kader,aşk,hüzün... Bana bu kadar basit gelmiyor. Başlık önemlidir, gidişatını belli eder, okuyanın ne anlamda ne amaçla okuması gerektiğini anlatır. Gazetelerde neden en çarpıcı başlıkları bulmaya çalıştıklarını sanırsınız. Benim hayatımın başlığı ÖLÜM. Komik olan sonumuzu bile bile yaşamamız aslında. Kimisi okulun en popiler kızı yada erkeği olur,kimisi uzun saçlı uzun bacaklı, kimisi dünyanın en zengin insanı kimisi gecekondu köşelerinde vücuduna rutubet kokusu sine sine uyuyan çürümeye başlayan bir beden. Yaşarken herşey güzel hoşta, dışarı çıktığımızda günümüzün evimiz ve sıcak yatağımızla sonlanıcağını biliyoruz da neden toprağı bir çeşit son bir çeşit yatak olarak düşünmeyi akıl edemiyoruz pekala bunu anlamıyorum. Yada akıl edemiyoruz demeyelim etmek istemiyoruz demek daha uygun düşer lugatınıza. Ölmeyi yaşamadım genç kardeşlerim,dostlarım, düşmanlarım fakat yakından şahit olduğum ölümle kaybetme acısını yaşadım. Topraktan nefret etmedim hala güzel kokuyordu çünkü. Bir şarkı sözüdür hep hoşuma gitmiştir. ' Nice sultanlar orada kara toprak altında sana mı kalacak dünya? '  Ey, yüce zannedip kendini yücelten, ateşlerle parlayıp külleriyle savrulan, fiziğiyle övünüp gram beyni olmayan, en korktuğu şey köpek olan, sadece yirmisekiz kelimeyle tek gününü geçirebilen insan. Arkanda bazende önünde gölgen var unutma, ne kadar onu görsend... Devamı

25 09 2012

Bugün misafir geldi bize küçük bir kız, ekranda senin resmin var

Uzun zamandır yazmıyordum ama bugün ihtiyacım olduğunu anladım. Altı ay geçti, zaman bizle oyun oynuyor dimi Damla. Zaman, senin yaptığın gibi şaka yapıyor bize. Bugün otopsi sonucun geldi kalp krizinden ölmüşssün annen çok ağladı. Seni kaybetmek nasıl bir duygu anlatamam, gücüm yetmez, kalbim dayanmaz. Seni kaybetmek nasıl birşey biliyorum ama sözcüklere dökemediğim o anda tıkanıyorum. Sanki hep vardın hep varsın gittin ve geliceksin bir anlık silindin kareden ama yine çiziliceksin. Bugün değişik bir gün hatta senin kahkahalrla gülebilecğin bir gün keşke bugün yanımda sen olsaydın gülerdik ve utanıp alttan alttan cimciklerdin beni. Senin giydiğin pantolondan giydim, annen şunu giymişsin ya ne kadarda Damla'ya benzemişsn dedi. Nede çok özledi seni özledik. Daha rüyalarıma gelmiyosun birşeylere kızdın besbelli ama biliyorum ben neye kızdığını küstün bana dimi. Biliyormusun gelmiyorsun ya rüyalarıma kanatlarım kırıldı yolumu bulamıyorum sen gecelerin kuşuydun benim için geceleri rüyama melek gibi gelen güzel bir kuş. Sen doğruyu gösterendin bana kapılarımı aralık bıraktırabilen gereğinde çarptırabilen tek insandın. Hiç bir zaman senin yerine ben ölseydim demedim hep senin yanına gelmek vardı cümlelerimde. Allaha ve sana kavuşmak vardı. Niye bilmiyorum ama ygs yi bekliyorum Damla. O gün benim için herşey değişicek söyleyemem senin bildiğini eminim ama. O toprakta ne yapıyorsun bilmiyorum aramızdaki o ince şeritten elimi uzatıp seni tutcağımı sanıyorum ama yıldızlar gibisin benim için sonradan vuruyo kafama. Yakın gibisin ama ulaşamıyorum sana. Kötü bişey yaptığımda resmine bakmaya utanıyorum sanki kızıcaksın bana. Unutamıyorum Damlam ailenden sonra yara alan benim sanırım. Bugün misafir geldi bize küçük bir kız ,ekrand... Devamı

08 09 2012

Yağmur

Yağmura anlat derdini, yağmur damlalarıyla paylaş göz yaşlarını daha sadık sana o temiz yaşlarına, sen ağlıyorsun o senden beter ağlıyor. Bazıları mutluyken izliyor yağmuru bazıları ağlarken. Kime daha inandırıcı gelir o yağmur kimin derinlerine kadar işler. Kim farkına varır damlaların yere yorgun yorgun düşüşlerini. Yağmur daha cesaretli bizden, haykıramadık, bağıramadık, temizleyemedik olanları fakat o her yağdıktan sonra havaya temiz kokusunu bırakmayı başardı,o yaptı biz yapmadık.. Devamı

27 07 2012

Hadi eyvallah demeyi öğret, eyvallah dercesine gitmeyi öğret

Göremediğim şeyleri gördüm bugün, ya büyüdüğümden yada gözlemlemeyi fazla kafama takmamdan. Toprak ya hani, üstüne yağmur yağdığında çamur olan ve her damlada kokusu etrafa huzur saçan o güzel toprak. Sen toprak, ne ataları,kralları,hükmedenleri yuttun böcekli bir o kadar da temiz bedenin içine. İnsanların yanında ölümü konuşunca sus şimdi bu konuları açma derler, tabi ya kim ölcekmiş gibi yaşar ki kaç kişi daha gözlerinin,ellerinin,saçlarının tamamiyle bedenin toprak içinde çürümeye bırakılcağı konuları konuşmayı kaldırabilir ki. Sen, uzun boylu, uzun siyah saçlı, kalkık burunlu kız gittin ya eyvallah dercesine gittin, hakkımı helal etmiyorum dercesine, siz utanmayı hakettiniz dercesine selamını verip gittin burdan. Çok şikayetin vardı, çok utançların, kaç yenilgilerin kaç galibiyetlerin.. ve dört ay geçti dedeni aldın yanına çok sevdin onu çok özledin bu gece berabersiniz ya karşıladın onu orda hoşgeldin dede dedin. Kabul ediyorum kıskandım seni, bi o kadar da mutlu ettin beni eminimki cennettesin, sevdiğimiz şarkıları dinliyorum artık, seni sürekli hayal ediyorum, yaptıklarını yapmaya çalışıyorum. Nasıl bir pskoloji bu Damla nasıl ? Sürekli aklımda her an ,her dakika her ses, kendimi bian düşünürken buluyorum, gözlerim yaşlı irkiliyorum birden Allah'm diyorum çıkar aklımdan, olmuyor her köşeme didik didik kazınmışsın ve vicdanım bağrıyor bana sesini hiç bu kadar çıkartmamıştı karşı gelmemişti bana. Kıskandım ya, o kadar temiz öldün ki o kadar masum ve bi o kadar da şaşkın. Allaha yakınsın artık onlasın, ben hala fani dünyadayım ve çekilmez bir hal almaya başladı burası. Al benide yanına, her Rabbimle baş başa kaldığımda haykırıyoru... Devamı

04 06 2012

Umudum yoksa ,sahnede tek başıma oynamasını da bilirim..

''Yüzünden düşen bin parça olup saçılmış ortaya.  Saçılanlar rüzgarla sana dönerken, arkandakilerde alıyor nasibini içindeki karanlıktan. Ya sen çok yoksuldun özgürlüğe, sevgiye, saygı görmeye  Ya da onlar senin mutluluğunu aldırlar avuçlarının içlerinden Koşmadık, ama evde su içmeye giderken geçen o kısa mesafelerdeki gibi nefes nefese kalmışlığımız oldu Anlaşamadık, anlayamadık birbirimizi,anlaşılmayı bekledik ama duyamadık birbirimizin sesini Ya seni değiştirdi korkuların, yada beni tam girecekken döndürdü o delikten bildiklerim  Keşke daha cesaretli olabilseydin, koruyabilseydin, tutabilseydin de sana daha tutkuyla bağlanabilseydim Ben buldum onla düşerim ama onla kalkarım, ağlarım ama o beni güldürür diyebilseydim Sen başaramadın sen o umduğum erkek olamadın, en değerli hayallerimdeki o erkeğe seni otturmaya çalışırken kişiliğini, düşüncelerini,saygını unutmuştum  Birşeyler eksik diyordum ya, buldum işte eksik olan o unuttuğum şeyleri buldum şimdi Üzüldüğüm, destekçim değilde köstekçim olman, üzüldüğüm beni çekmen değil itmen, üzüldüğüm artık yaptığım hiçbir şeye saygı göstermemen Kolunu bile kıpırdatmadın, yapıyorum sandın oluyor sandın ama sen başarılı olamadın  Beni görmen gerekiyordu, beni dinle demiyordum yine yap bildiğini ama ellerinden tutmama izin verseydin sana yardım edebilirdim Senin başaramadığını başarıp sana sahip çıkabilirdim  ilk sözlerimdeki o kararlılıkla tatmin ederdim seni  Her geçen gün biraz daha kendine güvenmeni sağlayabilirdim  Yanlız değil beraber başarabilceğimiz bir hayat sunardım önüne Sen seçeneklerin var s... Devamı

06 05 2012

Senin yerinde olmak isterdim D.

Ölüm, belkide herkesin korkutuğu bir sondu. Son olduğunu biliyorduk bunun farkındaydık ama farkındalığımız çabalarımızla eş değerde değildi ne yazıkki. Sen öleli tam otuzaltı gün oldu damla. Sensiz otuzaltı gün, çok şey değişmedi sen hayattayken de değişmemişti sen yokke de değişmiyor. Pardon ! değişen şeyler var unutmuşum insanları. Duası okundugunda başını ölüm çukurundaki tahtasına çarptığında anlıcak ya hayatı ya anlamsız yaşamayı. Usandım damla, senin yerinde olmak o kadar isterdim ki.. Üzülürdün değersizler için ağlardın kıvranırdın en son geldiğinde bunlar saçma ben anladım demiştin. Şimdi ne kadar saçma olduğunu bende görebiliyorum bende hissedebiliyorum. Seni özledim bazen öyle zamanlar oluyorki sana sarılıyorum kokunu alıyorum. Ya biz fazla yufkaydık yada bazıları taştan ibaretti. Onlar ölüyorum dese koşardık ama biz ölüyoruz desek çocuk işte saçma saçma işler dencek kadar yabana atılırdık. Herşeyi anlamamız anlamlaştırmamız beklenirdi, daha biz kendi içimizdeki fırtınayı anlamlaştıramamışken anlaşılmayımı bekliyorduk anlatılmıyımı yoksa haykırmayımı ? Ben sadece haykırmayı bekliyorum anlatmayıda anlaşılmayıda es geçtim. Haykırmak istiyorum kusmak istiyorum içimdekileri. Biliyomusun sana bir bakışından tırsarsın kızmasın diye istediğini yaparsın ama o sana aynısını yaptığında hareketlerine dikkat et olur. Hani adaletten haksızlıktan bahsediyoruz ya farkında değiliz haksızlık bizim içimizde dönüyo şu devletin farkında olmadan yaptıığı iç savaşlar gibi. Kendimi üzmek anlamsız, ağlamak dahada anlamsız, karşındaki sana hakaretler savuruyosa ve artık ilişkisine saygısı yoksa ne için ağlıcaksın ne için üzülceksin. Yersiz yere afraya tafraya hiç gerek yok. İtiraf ediyorum ben bunaldım, katlanamıyorum ve dayanamıyorum ar... Devamı

16 04 2012

İsterdim..

Saflığımı bırakmak isterdim Beni benden alan pis kargaşayı değil Etrafımdaki o kötü karakterlerden kurtulmak isterdim  Bana can verenlerden değil Bazı müzikler kadar temiz yaşamak isterdim Hani şu derinlere işleyenlerle, isteyipte çıkamayanlarla Sanki ordan bir parça alıp seni amansızca güldürenlerle Neyi hatırlıyorsun ? deseler, dünümü ve bugünümü demek isterim Gözlerimi kapattığımda kurduğum o beş saniyelik hayalin, bütün hayatıma bedel olmasını isterim Dolabımın arkasında hayallerime açılan bir kapı olmasını isterdim  Sakın bilmesinler diye saklamak isterdim, heyecanla ve korkuyla  Yanlızlı güzel değil, sahtelik daha güzel değil, daha güzel olan  Söylemek istediklerinin tercümesini bulduğunda bırakmamaktır onları  Geceyi yaşadıklarımın acısıyla tatlısıyla bitirip Güne tatlılarımı alıp acılarımı unutarak başlamak isterdim  Yaşlı bir teyzeye yardım ederek, yoldaki küçük bir çocuğun başını okşayarak bir anda farketmeden yaptığım küçük mutluluğun farkına varmak isterdim.. Hayatın olgunlaştırdığı kadar, yaşadığım kadar olgunlaşmak isterdim  Aşkın tadına varmak isterdim Doymak değil, damağımda tadını hissetmek isterdim  Hissetmek demişken önce benliğimi bilmek sonra ruhumu hissetmek isterdim  İstemeyi bilmeyi istemek isterdim.. ... Devamı